Kayıtlar

Kasım, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Racon

Resim
     Raconun hüküm sürüp de arsızı uğursuzu terbiyeye secde ettirdiği topraklara destursuz girilmez, sayısız gözü kara delikanlının esamisini rüzgara salmış payitahtta bahtiyarlığa zeval getirmezlerdi. Racon sahipleri en kadim kitaplarda yazmayan, en mutaber hocaların anlatamadığı anlatsalar dahi gayrısının anlamayacağı nizamlar üzerine hüküm sürerler ve unutulurlardı. Rivayet odur ki; tesbih şakırtılarının nargile kokularına karıştığı mahallelerden bir mahallede girişinden çatısına doğru üzüm   asması sarmış, içeri girip sağa dönüldüğü vakit duvarda “Her sabah besmele ile açılır dükkanımız, Selman-ı Farisi’dir pirimiz üstadımız.” yazan bir kahvede boynunda asılı muskası, beyaz mintanıyla belindeki kuşağında duran saldırmayla, omuzlarında kartalkanat gibi duran siyah ceketi ve püskülü yanda duran fesiyle;   delikanlılığı ve efendiliği ile mahallesinde ün ve sevgisini salmış olan Kara Mehmet oturmaktaydı. Uzaklara dalmış bir şekilde aklında çocukluk aşkı Afife va...

Ve O Hiçbir Şey Demedi

Resim
-ne istiyorsun?  yeryüzündeki her şeyi öğrenmek istiyorum. gökyüzündekileri yeterince kavramak, bilimi doğayı anlamak. herkes yaşıyor. kimse bilmiyor yaşamı. yaşamak yüktür sırtıma. ölüm ise hoş gelir bana. çok kitap okuyorum. çünkü işim gücüm yok kitaplardan başka. isterdim işim başımdan aşsın, ilgilenmiyim hayatın anlamıyla. hem o zaman hayat daha kolay geçerdi. yorgun olan bedenim olurdu. ruhum işlevsiz. acılarla kıvranan yüreğim, niçin ürkek göğsümü sıkıştırıyorsun? ürkek miyim? bir yaratıcıya inanmak için cesur olmak gerekir. dürüst ol! cesurum. herkesin bir kederi var. kederleri için acıyorum insanlara. bazı insanlar mutlu gerçi. onlara da acıyorum. yemek ve içmekten başka hiçbir şey düşünmüyorlar. bu kadar kibirli olmamalıyım. ben kimim ki acıyorum insanlara. üç beş hayal kırıklığı, birkaç organ. her şeyin yaratılma nedeni var. şeytan. o da bir işe yaramalı. yoksa niye varolmalı. peki size bir sır veriyorum. aynanıza bakın. hepimiz melekleri konuşuyoruz, adem'den söz ediyor...

Nostalji

Resim
Bu manzaralar beni hasta edecek. Üstüm başım çamura batmış, her yanım pasak. Bir yamaç ortasında, bir bataklık kenarında yatıyorum. Bir elimle bulanık bir suyu karıştırıyorum. Eskiden olsa rahatsızlık duyardım. Bu kir, bu pislik beni iğrendirirdi. Başıma ağrılar girerdi, huzurum kaçardı. Olması gereken de bu değil mi? Dokunduğum bu nemli toprak gerçekten kirli mi? Ormanın ortasında, sislerin arasında bir ev görüyorum. Büyükçe, güzel bir ev. O ev benim mi değil mi bilmiyorum. Hatırlamıyorum. Ben zaten böyle durumlara alışığım. Aklım arada gider gelir, sık sık unuturum. Artık bileklerime dek daldırdığım elimi sudan çekiyorum. Uzaktan bir köpek koşarak bana doğru geliyor. Kaçardım, kaçmıyorum. Gelip bana yanaşıyor, benimse elimi kaldırıp başını okşayacak halim yok. O yanımda durup dikildikçe kendimi çaresiz hissediyorum. Havada sert bir soğuk var ama üşümüyorum. Evin hemen önünde bembeyaz bir at duruyor, seyrediyorum. İçimi bir hayranlık kaplıyor. Ne zaman bir at görsem ağlayasım geliyor....

Olmadı Yaşarım

Resim
           Hayatımda güzel tek şey, gün doğumuydu sanırım. Her şeye rağmen gün doğumları...               Sıcak bir yaz akşamı, içinden çıkamadığım bunaltıcı düşler ve yeni bir dibe çöküş. Hani derler ya "dibe çöktüm en dipteyim" ben bilmiyorum dip neresidir. Hayat böyledir benim için. Çünkü dünyada gerçek olmayacak kadar gerçek olaylar olur.      İnsan yaşamaya devam etmek için unutmak zorunda. Geçmişini, sevdiğini, düş kırıklıklarını...       Yağmurdan ıslanmış ve yere düşen sararmış yapraklar mezar taşlarına yapışıyordu. Yaprakları izlerken takıldım mezar taşlarındaki tarihe. Burada yazan doğum ve ölüm tarihine takılmayın siz de benim gibi. İnsanlar yaşarken defalarca ölür ve yeniden doğar.      Ellerimi cebime soktuğum zaman görünmez olduğuma inanırım.       İnsanlar arasından geçip giderim. Fark etmez kimse beni. Kar gelmeden önce soğuğu ile ti...