Gökdelen Apartmanı
İnsanlarla konuşmak, hele ki sana bir şey katmıyorsa sözleri, tam bir zaman kaybı. Zamandan kazancım yoktu ama kaybetmekte istemiyordum. Sırf bu yüzden yıllardır yalnızım. Yalnızlık eve geldiğinde zile basmayı özlemek, anahtar kullanmaktan sıkılmaktır. Manava gittiğinde meyveleri tek tek almak, marketteki en küçük peyniri almaktır. Sessizlik. Koltukta yer değiştirmek. Sırf sessizliği gidermek için açılan televizyondan sıkılmak. Dolapta küflenmiş salça, filizlenmiş patates ve yemek masasına sahip olmamaktır. Paylaşılmayan sohbet, anlatılmayan anı, yorumlanmayan filmler... Sessiz bir pazar gününe gözünü açmak. Küçük tılsımlı replikler halinde mutluluklar. Tüm bunlarla geçiriyordum günlerimi. Küçüklüğümde; fikirlerimin oluştuğu o günlerde bu durumdan korkuyordum. Yalnız olmaktan değil, düz bir hayata sahip olmaktan. Her gün birbirini takip eden eylemleri yapmaktan. Hayatımı ezberlemekten korkuyordum. Şu sıralar beni anlayacak birini buldum sanırım. Karşı apartmanda otura...