Kayıtlar

Desem de İnanma

Resim
Bana nasılsın diye sorma, iyiyim desem de inanma. Çünkü değilim. Bakma böyle taşşağa vurduğuma, kabullenemiyorum bazı şeyleri. Yazıklandığıma bakma, kendime nefretimden bahsetsem de takma. Başka biri olmak cazip gelmiyor bana, halimden memnun görünsem de inanma. Umurumda değil desem yalan, çok umurumda. Ben yokum desem, naparsan yap desem, bana ne desem inanma. Varım aslında, naparsan yapma, hepsi ama hepsi bana. Vazgeçtiğimi sanma sakın, deli gibi istiyorum ve boş veremiyorum. Bakma böyle liberal takıldığıma, elimde olsa tahakküm altına alırım herkesi, biraz gücüm olsa korkak bir diktatör olurum. Gamsız tavırlarıma aldırma, öyle gam yüklüyüm ki yolumu şaşırıyorum. Dert ettiğim de hani harbiden bir şey olsa. Takma kafana dersem eğer şöyle sağlam bir küfret bana, çünkü hak ediyorum. Dinime küfreden müslüman olsa desen sen de haklısın. Öyle takıyorum, öyle takılı kalıyorum ki bir adım atmam yıllarımı alıyor. Bakma bıkkın sıkılgan hallerime, dahil olmak istiyorum ben de, beni de alın aran...

Arjantin Günlükleri 1

Arjantin’e gitmek, pek çok insan için hayatını değiştirecek o devasa, sancılı kararlardan biri gibi görünebilir. Oysa benim için Kırklareli’ne bilet almaktan pek de farklı değildi; valizimi topladım ve sadece gittim. Asıl mesele uzaklara gitmek değil, o devasa uçağın içinde hangi koltukta oturacağına karar vermekmiş. Dakikalarca kafa yorduğum o "stratejik" koltuk seçimimin sonunda, kendimi uçaktaki en yanlış yerde bulduğumda, hayatın planlarla değil tesadüflerle yürüdüğünü bir kez daha anladım.  Dün bir yapı markete doğru yola koyulduk. Camdan dışarıyı izlerken arkada Müslüm Baba "Yeşil Ördek" diyordu... Arjantin’in ortasında, Müslüm Gürses’in sesiyle süzülürken bir an nerede olduğumu şaşırdım. Tam o sırada önünden geçtiğimiz devasa binaları gösterdiler; Messi’nin binalarıymış. Kendi kendime gülümsemeden edemedim. Bizim memleketin belediye başkanları gibiydi Messi; hani seçilir seçilmez ya kendi ilçesine ya da komşuya binaları dikiverirler ya, Messi de buraları öyle...

Kabullen Ve Varol

Resim
       Ruhun ölmüş senin diyen bir manitam vardı. Ruhum ağır ağır ölüyor diyince aklıma bu geldi ama konumuz bu değil sanırım. Çoktan öldüğü iddia edilen ruhumla yazıyorum sana.       Dünyada olan biten her şeyin tek sorumlusu nasıl sen olabilirsin? Madem tek sorumlusu sensin hesap ver. Bir kilo et olmuş bilmem kaç para, bunu nasıl başardın lan!       Bütün bu ruhsuzluğun dışında klasik bir varolma çabasının dışa vurumu bu. Safsatalardan uzak net gerçekler. Hızlı net freestyle cevaplar; -Sen kırıp dökersin de biz dökemez miyiz? Sen giderken rahat gideceksin de biz kalırken rahat kalamayacak mıyız? Hiç umrumda olmayan birkaç insan var ve sen onlardan biri değilsin. Ruhsuzlaşmak o kadar da kötü değil. Seneler zaten bomboş uğraşlar için var. Kendini tanımadığın doğru. -      Ben sana seni anlatayım.      Buralardan gitmeye karar vermiş bir tanıdığım daha vardı. Hayat, onunla da bir türlü anlaşamamıştı. İst...

KAYBOLMAK ÜZERİNE NOTLAR

Resim
Son zamanlarda ölüme çok yaklaştığımı hissediyorum. Bu ölüm duygusu, bedenin sadece yok olup gitmesinden ibaret değil. Bugüne kadar ağır ağır ölen ruhum, sanki freni patlamış yokuş aşağı inen bir kamyon gibi, hızla ilerliyor. Çok şey olma hayalleri ve safsatalarıyla büyüyen ben, bugün geldiği noktada hiçbir şey olmayı başaramamış bir insan olarak duruyorum. Evlat, kardeş, aile, dost, arkadaş olamamış bir ben olarak duruyorum. İnancım gereği olamam gereken ümmet ve kul olamamak da apayrı bir çaba olarak karşıma çıkıyor. Sanki bu dünyada olan biten her şeyin tek sorumlusu benmişim gibi hissediyorum. Sevgisizlikten taşa dönmüş bir kalp taşıyorum. Bütün duygularım, hislerim ve düşüncelerim, günün sonunda sanki hepsi yalanmış gibi geliyor. Kaçmak istiyorum, buralardan çok uzaklara gitmek, kaybolmak istiyorum. Peki, bu isteğin sebebi nedir? Bunun cevabını burada verebilecek bir insan var mı? Pek sanmıyorum. Bu aralar etrafımı kırıp dökmekle meşhurum. Bunun sebebinin belki de kaçma isteğimle ...

25 Yaşımdan Dünya

Resim
  Biraz kül, biraz duman, çokça yara… Hayatın ensenden şaplağı, kaderin sürpriz yumurtası, feleğin çarkıfelekli kahpeliği… Adını sen koy. İstersen karamsarlık de.  Çok istediğim şeyler olmadı; olanlar da içimde gram kıpırtı bırakmıyor. Olsa da olur, olmasa da olur cinsten. Uzun zamandır bu bunalımın perdesini yırtamadım; ne kadar debelesem de yukarı çıkamıyorum. Aynı fasıl, aynı nakarat: Çalış, didin, ezil, peki niye? Çünkü aksi hâlde bu dünyanın piçliği çekilmez. Yaşamak denilen ağır sanayi işinde nefes almak bile bazen fazla mesai. Geçen haftalarda iş yeri bir eğitim planlamış. Sözüm ona “gelişim”… Güya bizi geliştirecekler; aslında kendilerini vergiden düşürürken bizi ruhen düşürüyorlar. Yer mi Anadolu çocuğu? Mecburen yiyecek: Borcun var, kiran var, faturaların var. Afiyet bal şekerler olsun.  Cuma ve cumartesi… Ulan benim izin günümü ne hakla çalıyorsunuz? Üstüne bir de “kişisel gelişim” diye burjuvatik masallar dinletiyorsunuz. Hem sömürüyorsunuz hem de “bak gel...

On Altı Yaşımdan Dünya

Resim
  Biraz kül, biraz duman, çokça yara… Hayatın sillesi, kaderin cilvesi, feleğin kahpe çarkı… Ne dersen de… İstersen karamsarlık. Çok istediğim şeyler olmadı. Geriye kalanlar da hiçbir heyecan uyandırmıyor. Olmasa da olurlar. Uzun zamandır bu krizi aşamadım. Sürekli aynı terane. Çalışıyoruz didiniyoruz peki ne için? Çünkü aksi taktirde çekilmez bu piçliği dünyanın.

Ya Tamam Suçlu(yor)yuz Da

Bu ara yakınımdaki herkes — buna ben de dahil — kendimizi olmamakla suçluyor. Suçluyoruz, tamam; kendimize göre olmadık. "Mesela, ben bir sene YKS sınavına hazırlık dahil aktif üniversite hayatımın 9. yılını yaşıyorum. Bu beni nasıl mutlu etsin? Sürekli önüme hedefler koyup 'önce bunu, sonra bunu yapacağım' derken şimdi öyle bir yere sıkıştım ki hepsini birden yapmam gerekiyor. Ve ben çoklu çekirdeğe sahip bir kişilik değilim. Sıralı ve düzenli çalışmam gerekir. Bir de normal şartlara göre öğrenme güçlüğü çekerim çünkü bu 9 yılda dahil eğitim hayatımın tamamında ders çalışma süremi toplasam 1 yıllık mesai saati süresini geçmez. Verimli çalışmayı da saymıyorum bak. Yani asıl bilmediğim şey bir konuyu defterle, kitapla öğrenmek. Aktif işlerde varım, ona söz söyletmem :)." Örneklemim bu. Bu aralar en büyük derdim bu ve öyle bir durum ki ben bu dönemleri ruhsal bunalımlar dışında lüks içerisinde yaşıyorum. Şükrümü de ettiğime göre güç odakları kızmaz, devam edeyim. Suç...