Bir Kıvılcıma Baktığımız Zamanlar


 Hatırlar mısınız bilmem ama biz bu blogda anısını veya hikâyelerini yazan gençler olarak Kükürt isminde bir dergi çıkarmıştık. Derginin ortaya çıkışı çok tuhaftı. Ben lise zamanlarımdan beri dergi çıkarmayı çok istemiş biriydim. Bir türlü nasip olmamıştı. Kaç defa çıkarma aşamasının sonundayken hep bir engelle karşılaşmıştım. Ama Kükürt’te öyle olmadı, çıkardık. İki basılı bir dijital olmak üzere toplam üç sayı çıkardık. Derginin çıkış hikâyesi ise çok tuhaf olmuştu. 2021 sonlarına doğru Kırklareli’nde ne olduğu neci olduğu bilinmeyen bir alt kimlik sahibi olan kızı tavlamaya çalışan bir arkadaşımın beni yanlarına çağırıp dergi çıkarmak istemelerini söylemesiyle oldu. Tabii ki bu benim gibi dergi çıkarmayı çok isteyen ve arkadaşları için az bir gazla yapamayacağı bir şeyi olmayan biri için yeterli bir istekti. Hemen organizasyon yaptık. Toplantı için uygun salaş bir mekân olan Bulgaristan göçmeni olan Bilgin abinin mekânını seçmiştik. Derginin adı ne olacak diye kara kara düşünürken aklımıza Kükürt ismi geldi. Biz arkadaşımla ilaçtan silah sanayisine kadar kullanılan ham madde olmasından dolayı isim çok hoşumuza gitti. Yazılan yazıları isteyen silah isteyen ilaç olarak görsün diye düşünüyorduk. Kız ise tarih boyunca olmayan ama hep bir var olma çabası içinde olduğu alt kimliğini ismin içinde gördüğü için kabul etmişti. Biz isim belli olduktan sonra İstanbul’da olan yani blogda bulunan diğer arkadaşlarımızı da ikna ettik. Dergiyi çıkarmak için geriye 2 sorunumuz vardı: basım maliyeti ve editörlüğü kimin yapacağıydı. Editörlüğü arkadaşıma verdim. Bu görevle beraber mizanpaj vesaire de ona kaldı. Kızı da ilk sayıda genel yayın yönetmeni olarak yazdık. Derginin çıkması için istemesi yetmişti. Daha sonra ilk sayımız fiyasko ile çıkmıştı. Çünkü bizim aptal âşık matbaaya yanlış dosyayı yani ham hâlini göndermiş ve dergi hatalı bir şekilde basıldı. Daha sonra bu alt kimlik sahibi akrabaları gibi başkaldırmaya çalıştı. Bizim oğlanın da milliyetçi damarı tuttu ama beyaz Toros’u olmadığı için WhatsApp gruplarından atıp engelledi. Bu dergi sürecinde hiç anlayamadığımız yazılara maruz kaldık. Kendilerini mizah yapıyor sanan ama sadece vakit çalan veya tarih bizimle başlıyor yalanları ile yola çıkan, edebiyatı çok iyi biliyoruz diye iddia eden ama 2 kelime Türkçe öğrendikten sonra yazı yazıyorum ben diyen bir alt kimlik yazısı vardı. İddia ediyorum tüm dünyadan bilim adamlarını toplayıp gelin ve tüm edebiyatçılar ve TDK üyeleri bir araya gelsin, o alt kimlik yazısını anlayamaz. Çünkü anlaşılacak hiçbir mantıklı yer yoktu. Sen bize neler çektirdin be kardeşim! Başarılı bir şey yapmamız için illa bir kadın mı olması lazım? Hayır, bir de yer cücesi bir dağlı için bir yola girdik. Hiç anlamayacağımız yazılara maruz kaldık. Bunun hesabını kim verecek?






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yazan Ve Yöneten

Kabullen Ve Varol

Desem de İnanma