Arjantin'e Dair Notlar 2

 Çok uzunmuş gibi olan ama uzun olmayan bir aradan sonraHerkese hola!

22 Temmuz’da genel kurul toplantımız gerçekleşti. Allah’a şükür camimizi işgal altından kurtardık. Bu süreç çok yoğun geçti ve hâlâ da yoğun geçmekte. Camiyi tekrardan almamız buradaki dernekler odasının normalizasyon süreci başlatmasıyla oldu. Bu süreçte derneğin bütün üyelerinin kayıtları silindi ve yeniden kayıt yaptırma süreci başladı. Mayıs ayı ortasında kayıt süreci başladı ve Haziran ayının ortasına kadar devam etti. Bu süreçte biz diğer eyaletlerde bulunan Müslümanları davet ettik ve kayıt oldular. Bizden yana kayıt olan kişi sayısı 44’tü. Bu kayıtlar esnasında evlendirilme ihtimalinde o iki kişi ile tanışmıştım. Karşı taraf kayıt olma sürecinin son günü haber almış ve sadece 8 kişi kayıt olabilmişti.

Neyse, 22 Temmuz’da genel kurul sabahı çok hareketliydi. Diğer eyaletlerdeki insanlar tekrardan gelmişlerdi. Onların otel muhabbetleri ile yemekleriyle ilgilenmemiz vesaire bitince hep beraber camiye gittik. Önceden kapıların açılmama ihtimaline karşılık buradaki polis şefi ile görüşmüş ve caminin önünde hazır tutmuştuk. Bu tedbir sayesinde camiye girmiştik. Genel kurulumuz gerçekleşti ve yönetimi artık devlet nezdinde almıştık.

Sonrasında 24 yaşındaki hatun geldi yanıma ve bir önceki konuşma sırasında bir yanlış anlaşılma olduğunu, benimle tanışmak istediğini ve hatta evlenmek istediğini söyledi. Ben de bu süreçte Türkiye’de bir hanımefendiyle tanıştığımı, ondan engelleme muhabbeti olunca umudu kestiğimi söyledim. O ise 'Bir Türkiye’ye git, tanış onunla; baktın olmadı bize bir şans verirsin. Bu süreçte de birbirimizi tanıyalım, Allah neyi nasip eder bilmeyiz.' dedi. 'Eyvallah' deyip tanışmaya başladım. Bugün de Türkiye’den tanıştığım hanımefendi ailesi ile konuşmuş ve Arjantin’e gelin gelmesine onay vermedikleri için defteri kapattık.

Şimdi bugünlerde camide hummalı bir çalışma başlattık. Acil olarak elden geçmesi gereken yerleri elden geçiriyor, tadilat yapıyoruz. Haftaya cumartesi de düğünümüz var. Benim buraya gelmeme vesile olan arkadaşım Bilal’i evlendiriyoruz. Kayınpederi ve ailesi, sağ olsunlar, bu cami tadilatı için ellerinden geleni yapıyorlar. Kızın ailesi Evanjelist Hristiyanlar ama caminin toparlanması için bizim cemaatin yapmadığını yapıyorlar. Kızın babası Sebastian, buradaki karayollarında çalışan bir işçi. Sabah 6’da işe gidiyor, akşam 18’de işten çıkıp camiye tadilata geliyor ve gece 1-2'ye kadar çalışıyor. Sonra evine gidip yatıyor. Hatta şu an bu hafta sonunu camiye ayırdı. Dün 11’de geldi ve bu sabah 6’ya kadar çalıştı. Sonra birkaç saat uyuyup tekrardan çalışmaya başladı. Bu süreç içerisinde güzel de bir dostluğumuz oldu. Birbirimize 'Dostum' diye hitap ediyoruz.

Bu arada karşı tarafımızdaki ekip iyice birbirlerine girdiler. Camiyi artık temelli kaybettikleri için herkes birbirini suçlayıp 'Biz masumuz.' ayaklarına takılıyorlar. Biz ise onlara dedik ki: 'Bundan öncesini affediyoruz ama tekrardan en ufacık şekilde başkaldırmaya çalışan olursa başından olur. Birine laf etmeye, iftira atmaya çalışan olursa başından olur. Ayağınızı denk alın, yoksa bir Türk’ün öfkesi ve gazabı neymiş o zaman görürsünüz.'

İşte genel itibarıyla süreç böyle geçti ve geçiyor.

Yorumlar

  1. Türkiye’deki hanfendinin ailesi arjantin’e kız vermedikleri için ondan vazgeçtin, peki ya “türkiye’ye git o kızla tanış, olmazsa bize şans verirsin” diyen hanımefendiye bir şans verdin mi?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yazan Ve Yöneten

Kabullen Ve Varol

Desem de İnanma