Yavuz Selim 3: Gelmeyen Otobüsler
Ne zaman bi otobüsü beklesem hiç
geçmeyen otobüsler geçer duraktan. Buna ne diyorlardı, olacak olan olur mu?
Acaba durağa gelirken buna bineceğim diye gelmemek mi lazım? Mesela Eminönü’ne
gideceğim. Ama Eminönü’ne değil de mesela Taksim’e gideceğim niyetiyle mi
beklemem lazım. Otobüsleri bu dengeye göre gönderen bir sistem var mı acaba?
Bunu fark etmezler mi? O sistemde
çalışanları Kpss ile mi alıyorlardır yoksa belediyeler açıktan atama mı
yapıyorlar? Hangi yeterlilik, sertifika gereklidir? Girmek istemem zaten öyle bir
yere. Çünkü çok küfür yerim. Kendimden biliyorum.
İnsanın beklediği şeyler neden
beklediği anda olmaz. İkisini denk getirebildiğimiz bir paralel evren var mıdır
acep? Çok soru soruyorum. Ama buradan ne çıkar bilemiyorum.
Otobüslerin gelişlerini bildiren
uygulamalar var artık. Ama işte trafik. Yine gelmiyor yine gelmiyor.
İlk gelen otobüse bineceğim bir
evreye geçtiğim an otobüslerle irtibatımı kestim. Daha doğrusu onlardan
duyduğum umudu kestim. Artık hayatın herhangi bir sırrını otobüslerde
aramıyorum. Zaten bu aralar kalabalık yerlerde bulunmamak lazım.
Benim bindiğim bütün otobüsler
Yavuz Selim’den geçiyor. En güzeli Yavuz Selim’de inip yürümek. İstanbul’un en
güzel güzergâhını adımlamak. Nerede ezan okunduysa muhakkak yetişebileceğin bir
mesafe caminin olduğu bu güzel semti fethetmiş bir edayla yürümek.
Bindiğiniz bütün otobüslerin geçtiği bir durak varsa,
kıymetini bilin. Yoksa o durağın ismi değişiyor, şehir değişiyor, siz
değişiyorsunuz.
Medresetü'l Cemalî biz değişmeyelim :)
YanıtlaSil