Bizimle Derdi Ne?
Yeni yıla girdik. Hepimiz umutlarla bağlandık hayata. Kutlamalar her sene olduğu gibi yapıldı. Havai fişekler patladı, geri sayım yapıldı. Klasik bir şekilde bir gün bitti ve yeni bir gün başladı. Başlamasıyla birlikte kötü haberler üst üste geldi. Peki bu 2020'nin bizimle derdi ne?
O kutlamaları yaptığımız güne ve öncesine bakalım. Yani 31 Aralık 2019 ve öncesi...
Grönland'daki bir buzul 15 yılda 100 metre inceldi ve 2019 yazında 25 dereceyi gördü. İklim değişikliği hat safa. Hayvan türlerinin çoğu bilinçsiz avlanma yüzünden tükenmiş. Ormanlar tahrip edilip betonlaşmanın artmasıyla hava kirliliği de giderek artmakta. Denizler ormanlar plastik çöplüğü haline gelmiş. Yakında yediğimiz balıkların çoğunda plastik atıklar olacak. Hindistan'da halkın %40'ı kuraklık tehlikesinde. Su kuyularındaki sular bile kuruyor. Orta Doğu desen bitmeyen bir savaşın, yangının içinde. Sözde yangını söndürmek isteyen bütün ülkeler su yerine petrol atmakta. Afrika desen, açlık ve susuzluk almış başını gidiyor. Yakında sömürülecek bir şeyleri de kalmayacak. Avrupa teknolojinin köpeği olmuş. Televizyonlar incelmiş ama insanlar onun karşısında obezite oluyor. Telefonlar akıllı ama insanlar gitgide beyinsizleşiyor. Türkiye'de de yaşıyoruz işte hasbelkader.
Daha da eskiye gidelim. Tablo gene aynı. Birinci Dünya Savaşı bitiyor ikincisi başlıyor. Salgın hastalıklar, göçler, yoksulluk, sefalet, açlık... Sonuçta 'yaşamak' dediğimiz şey hayatta kalma çabası değil miydi?
''Sonuçta hepimiz hayatta kalanların çocukları değil miydik? Savaşlar, depremler, katliamlar, salgınlar ve felaketlerden sağ çıkanların çocukları. Katillerin, yalanların, muhbirlerin, batan bir gemiden ilk kaçanların ve bir başkasının elindeki can simidini söküp alanların çocukları. Sağ kalmayı bilmiş olanların. Sağ kalmak için her şeyi ama her şeyi göze almış olanların. Bugün hayattaysak eğer soy ağacımızda ki birileri ''ya o, ya ben'' dediği için değil miydi? Belki de bu kötülüğün ağır basması bile değildi. Doğal olandı. Sadece bize çirkin geliyordu ama vahşi doğada çirkinlik diye bir şey yoktu.''
Sonuç olarak 2020 yılı başından şuana kadar yaşadıklarımız bize az bile. Dünya, insanoğlunun bu güne kadar yaptığı eylemlerin sonucunu yeni yeni kusmaya başlıyor.
Tüm bunların gerisine gittiğimizde sevgi var. Seveceğiz birbirimizi ve hep beraber yaşamayı öğreneceğiz. Çözüm zor değil;
_______
Alıntı: Hakan Günday - DAHA

"Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele!" (Bakara, 2/155) İmtihan ediliyoruz sevgili dostum. Bize emanet olarak verilen her şeyle, bakalım nasıl davranacağız, diye imtihan ediliyoruz.
YanıtlaSilhepimize imtihanı geçmek nasip olur inşallah 🤲
Sil2021'i göremeyeceğiz millet.
YanıtlaSilgöreceğiz umutsuzluğa kapılma ama nasıl bir dünyayı göreceğimizi bilemiyorum.
Sil