Soğukta Abdest Almak Nasip İşidir

  


     Yedi yaşlarında ya varım ya yokum. Şehzadebaşı Camii diye hatırladığım camide teravih namazını kılacağız. Amcam ve bir de ismini, yüzünü hatırlayamadığım kuzenimle. Varlığından eminim ama kimliğinden şüphem var. Belki de amcamın çok yakın bir tanıdığı. 

     Hava soğuk olmalı. Hangi mevsime denk geldi kim bilir. Şimdi saymaya kalksam onca yıl. Her bir yılı düşünürken silik silik yüzler. Silik silik anlar. Aklımda yer eden bu anıda net olarak hatırladığım dışarıda abdest alırken donmamız. Donduğumu ve o şüpheli şahsın "bu soğukta abdest almak herkese nasip olmaz.", deyip bir dal sigara yakışını hatırlıyorum.

     Bu soğukta abdest almak, tam da bu soğukta abdest almak isteyen herkese nasip olabilir. Bu nasıl söz böyle? Sanki bir güç beni getirdi de burada abdest almaya zorladı. Ben geldim oturdum. Ayakkabımı, çorabımı çıkardım. Kollarımı çevreledim. Abdestimi aldım. Titrek dişlerimi zapt ederken bir yandan da çorap giyme çabasındaydım. Geldin bu sözü söyledin. Zaten iftarda da çok yemişim. Tıslayıp duruyorum. Bir de bu sözü düşün dur.  

     Teravih namazını kılmak için girdik camiye. Başta hafiften gelen tuvalet ihtiyacı ardından onu zapt etme çabası derken teravih namazı başladı. O ne başlamak. Fatiha okundu ardından ayet. Kaç ramazan görmüşüm o yaşıma kadar? Teravih benim için babamla camiye gidip namaz arası arkadaşlarla yaptığımız hiç de hatırlamadığım eğlencelerden ibaret. Tamam itiraf ediyorum altıma biraz kaçırır gibi oldum. 

     Tuvalet ihtiyacı kıvranmayla tutulacak noktayı geçtiğinde daha iki rekat ya kıldık ya kılmadık. Dayanamadım koşarak dışarıya çıktım. Küçük abdesti yaptım. Şimdi sıra asıl abdesti almaya geldi. Dona dona aldım abdesti. O an dedim ki, "bu soğukta iki kez abdest almak kimseye nasip olmaz."



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahsetsem Ne Fayda

Yazan Ve Yöneten

Dünyanın En Tahmin Edilebilir Adamı