Dilin Kemiği Var Mıdır?

Bir kitapta okumuştum; “biz evvelâ kelimeleri öğreniriz; sonra yaşadıkça teker teker mânalarını." Öğrendikçe konuşmalarımı azalttım. Ama can kulağıyla seni dinliyorum. Dinliyorum ama yalnızca içimden cevaplıyorum. Aslında konuşacak çok da bir şeyim yok. Kulağıma ilişen kelimeler sınırımı aştığı anda filmlere, kitaplara, müziklere sığınarak kendi kabuğuma çekilme ihtiyacıyla direniyorum. Duymazdan geliyorum dünyayı. Duyduklarım, gördüklerim; verdiğim cevaplar, görmezden geldiklerim... 

İçimde bir yığın kelime tabutu birikiyor. İçimden gelmiyor cevaplamak. Seni anladığımı zannediyorum. Kendime anlatıp, kendi kendime dinliyorum. Konuşsam ne kârı var bana? Ben oralı hiç değilim. Halletmem gereken meseleler var. Bir onlara cevap bulabilmiş değilim. Hepsi benimle bir yere kadar yürüyor ve orada beni asıl talihimle baş başa bırakıyor.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahsetsem Ne Fayda

Yazan Ve Yöneten

Dünyanın En Tahmin Edilebilir Adamı