Farkında Olmadığın Güzellik
Parkta oturmuştuk. Bana defterini göstermiştin. Yazdıklarını. Sanki bir hazine bulmuş gibiydim. Bu hazineye dalmak istiyordum. Ürkütmeden. Oldukça ince davrandım. Züccaciye dükkanına girmiş gibiydim ama. Nereye dokunsam kırılıp paramparça olacaktı. Dokunmamak elde mi? Dokundum. Dükkana girmem yasaklandı. Hazineye giremedim bir daha. Ama ben sadece camları üfleyecektim. Üfleyip şekil verecektim. Eğip bükecektim. Sonra haddim olmadığını fark ettim. Sen kimsin ki Ahmet Cemil? Önce kendine bak, dedim. Kendime bakmaktan yol alamadım. Oturduğumuz parkta oturdum saatlerce. Düşündüm. Seni, yazdıklarını… Orada kaldım ben. Parkta. Defterde.
Yorumlar
Yorum Gönder