Sonsuz Sessizlikte Kaybolmayan Sesler


Sanıyor musun ki ben farkında değilim hiçbir şeyin. Seneler önce bile biliyordum bunları olacağını. Tahmin. Olsun. Sen bağır. Çağır. Kimi çağırırsan.

Ellerimin içinde olan bir şeyi bile düzeltemezken, seni, başkalarını nasıl düzelteyim. Gözümün önünde yaşlanırken annem babam, güçlerini kaybederlerken onlar, güçleniyorum mu sanayım. Ben böyle bir imkân istemedim. Birilerinden alınsın da bana verilsin istemedim. Ben herkes Pazar kahvaltısına gelsin istedim. Herkesin Pazar sabahı bir tekkede toplanıp tir tir titrerken çay ile ısınmasını istedim. Bu kadarını oldurmaya bile gücüm yok biliyor musun?

Ama biliyorum. Bunu istememin bile bir karşılığı var. Sesimin kaybolmadığına o kadar iman ediyorum ki sana bu dünyaya bunun için gelmişim. Sarılmaya inandığım kadar.

Sarılmaya olan inancım hiç kaybolmadı. Yürümeye de. Söylemeye de. Sadece biraz yorgunum, yorgunsun. O kadar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahsetsem Ne Fayda

Yazan Ve Yöneten

Dünyanın En Tahmin Edilebilir Adamı