Sanki "Güllerin İçinden"in Solosu Farklı Mı
Ön not: Yazıyı okurken, benim yazarken yaptığım gibi yapıp şarkıyı açarsanız daha hoş olur.
Güllerin İçinden öyle ahım şahım bir şarkı değil aslında. Doğru dürüst bir nakaratı yok mesela. Daha çok enstrümanların ve çok sesliliğin lezzetine bırakılmış gibi. Mazhar Alanson'un sesinin daha baskın olduğu bariz. Aslında grubun solisti daha çok o gibi duruyor. Ama diğerlerinin sesini duymadığını söylemek de olmaz.
Bu şarkı beni çocukluğumun haftasonu sabahlarına götürüyor. Mutfakta annemin kahvaltı hazırlama telaşı var. Biz de abim ve kardeşimle uyanmış çizgi film izlemekten sıkılmışız. TRT-2'de belki de MFÖ ile ilgili bir programa denk gelmişiz. Ya da tam hatırlayamadığım bir programa. Bir enstrümanın tanıtımı gibi bir şey de olabilir. Gitarı tanıtırken bir yandan arkada MFÖ'nün bu şarkısı çalıyor. Büyülenmiş gibiyim. Ben bundan çalmak istiyorum diyorum kendi kendime. Gözlerim parlıyor. Abimin de kardeşimin de aynı heyecanı paylaştığını hissetmek güvende hissettiriyor beni. Onlar olmasa napardım bilmiyorum.
Güllerin İçinden gitar solosundaki perdesiz gitar solosunu çalan Erkan Oğur. Klibinde de vardı. Bundan dolayı zamanında üniversitede çıkarmak istediğim dergiye koymak istediğim bir isimdi; Perdesiz. Erkan Oğur ona perdesiz demiyor, sonsuz perdeli diyordu. Türk müziğine daha uygun çünkü. Batı müziğindeki darlık yok Türk müziğinde. İki nota arasında 9'a kadar bölünebilen bir aralık var. Bu soloya sığan şey Türk müziğinin mirası resmen. Ve üstelik modern olarak adlandırılan çok sesli müziğe dahil edilmiş bir miras.
Peki ya benim kardeşlerimle gözlerimi parlatan şey? Kardeşlik? Aynı şeyi sevmek? Annenin telaşı? Tek yöne bakabilmek? Ya da hepsi?
Keşke ben de bu kadar zor şeyleri basitçe yapıyormuş gibi görünseydim.
Son not: Yazı bitene kadar 7 kere dinlemişim şarkıyı.

Yorumlar
Yorum Gönder