Hasan Ali Toptaş Beni Yanıltma Sakın

   

  -Kalemini sevdiğim yazarların kendisini sevmiyorum.

     Bukowski bu sözü yazma sebeplerimden olabilir. Kirada evim olsa vermem. Sürekli içen, kusan, başını derde sokacağınız  bir tip. Dostoyevski arkadaşım olsa bir noktadan sonra yüzüne bakmam. Benden sürekli borç para alır kumara yatırır ya da beni de kumara alıştırırdı. Salinger mesela, evlilik çağında kızım olsa kapısının önünden geçirmem. Kafasına eser birden yazı yazmaya falan başlar diye korku içinde kalırdım. Tabi bu onların özel hayatı herkes mükemmel değil sonuçta. Belki de kitaplarını sevme sebebim hayatlarını sevmiyor oluşumdur.

     Hasan Ali Toptaş’ın kitabını okumaya başladım. Kitaplarına bayıldım. Çok özgün bir dil kullanmakta. Türkçeye hâkim ve onu kendi dilinden okuyabilmek büyük bir lütuf. Lakin bu yazarın kendisini de seviyorum diyebilirim. Birkaç röportajını izleme fırsatı buldum. TRT 2 kanalında yayınlanan Doğan Hızlan ile Karalama Defteri programının konuğuydu. Konuşma sırasında şu sözü söyledi bir soru üzerine. ‘’Benim ne dediğimi, neye sustuğumu okurumun anladığını düşünüyorum. Böyle güzel mutabakat var aramızda.’’ Gördüğüm en naif insanlardan biri. Konuşmaktan utanıyor.  Suskun olmasına karşın eleştirmen Doğan Hızlan o kadar çok sözünü böldü ki zaten konuşmak için can atan biri değil neden böyle yaptığını anlamadım. Bir yerde devletin dışarıda okunan Türk yazarlarını umursamadığından yakındığında konuyu çok alakasız bir yere çekti devam etmesine izin vermedi. Üzerine durulmasını isterdim. Bunlara karşın şöyle bir şey çıktı Hasan Ali’nin ağzından ‘’Galiba bir ezber sevgi dediğimiz şey var.’’ Bunun üzerine uzun uzun düşündürdü. Bir yazardan daha fazla ne beklenebilir ki?

     Velhasıl kelam kendimi bu yazara çok yakın hissediyorum.

_____________

Söyleşiden aklımda kalan iki cevap;

‘’Geçmişte kitaplarım iki bin adet basıldığında hiç üzülmedim. Şimdi de yüz elli bin basıldığında sevinmiyorum. Sayılar sanatsal bir ölçüt değil ticari bir ölçüttür.’’

‘’Söyleşilerimin hepsini masaya yatırdığımda; o kadar çok konuşmuşum ki ben utandım. Çünkü bu kadar çok konuşmamak gerek, yeryüzünde zaten yeterince gürültü var.’’

                                                                         

Yorumlar

  1. iyi bir romancı olmasının ötesinde iyi bir denemecidir de. harfler ve notalar kitabını çok keyifle okumuştum. tavsiye edilir...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahsetsem Ne Fayda

Yazan Ve Yöneten

Dünyanın En Tahmin Edilebilir Adamı