Bu Kaçıncı Son Kaçıncı Başlangıç?
Sene 2010. Sonları. Kimsenin umurunda değilim. Okul uzamış ama neden uzamış, bi halimi hatrımı soran yok. Gel beraber böyle böyle yapalım diyen. En azından şöyle yapsak mı acaba diyen biri bile yok. İşsizim. Yaşım 23. Arkadaşlar mezun. En yakın arkadaşlarım da mezun. Herkes kendi derdinde. Formasyon falan derken öğretmen olma peşinde. Bana ise öğretmen olmak değil ama öğretmen olmaya çalışmak saçma geliyor. Feysbukta falan ücretli öğretmenliğe başlayan arkadaşlar, “Canım öğrencişlerim” minvalinde paylaşımlar yapıp, “bu sınav kağıdı okumak da amma zormuş” şeklinde küçük serzenişlerde bulunuyorlar. Bense ne olmak istediğini bilen biriyim. Yazar. Halbuki ulaşamadığım ciğerin adını kötüye çıkarıyorum.
Yazar olabildim mi? Kısmen.
Öğretmen olabildim mi? Hayır. Yani
formasyon falan aldım tabii. Hatta öğrencilerim falan oldu. Halen öğrencilerim
var. Ama istihdam alanım öğretmenlik değil. Avuçlarımın arasından kayıp
gidenlere bakmakla geçti ömrüm. Bazı şeyler çok erken verildi bana. Bazı şeyler
de çok geç.
Ben 19 yaşındayken öğretmenlik yapıyordum.
Üniversitedeki arkadaşlar daha üniversite hayatı nedir, not nasıl tutulur falan’a
alışmadan üstelik. Ama işte bu kadar geriden gelip geçtiler beni. Bense zaten
yapabildiğim şeyler için çaba göstermedim. Yapamıyacağım şeyler için çaba
gösterdim. Yapabileceğim şeyler için kendimi geliştirmem gerektiğini göremedim.
Üniversitede nerdeyse birçok dersi
kopyayla geçen arkadaşların birçoğu öğretmen şu an. Muhtemelen onlar da
pişmandırlar. Keşke daha iyi öğrenseydik falan diyorlardır.
Benim hatamsa onları küçümsemek oldu. Evet
küçüktüler. Ama çaba gösterdiler. Kopya çekmekse kopya çekmek. Ama ben ağzımda
sigara elimde İngilizce sözlükle hava atıyordum. İyi bok ettim.
Yaşım 35. Hadi şimdi baştan başla. Başlar
mısın?
Yorumlar
Yorum Gönder