Sana Sövgüler Hazırladım
Ben n’apacağım şimdi? Ne bok yiyeceğim? Nefesimi burnumdan mı yoksa ağzımdan mı almam gerek? Kalbim gümbür gümbür atıyor. Adımlarımı biraz yavaşlatıyorum. Neredeyse koşmaya başlayacaktım. Bir ses duymaya çalışıyorum ama kalbimin gürültüsünden başka bir şey duyamıyorum. Yapacak bir şey lazım bana. Sabit bir noktaya odaklanmalıyım yoksa bayılacağım. Normalde n’apılır bu durumlarda? Sigara mı yakılır, sarhoş mu olunur? Şuracıktan atlasam ölür müyüm yoksa sakat mı kalırım? Ben bu kumarı hayatta oynamam. Eve dönüp banyoda bileklerimi kessem... Bu da olmaz lan şaçmalama. Sahi ben nasıl geldim buraya? Ben bu hale düşecek adam mıydım? Benden gamsızı, kedersizi yoktu güya. Olmazsa olmazlarım yok sanırdım. Meğer eksikliğini hissettiğim ne çok şey varmış. Etrafıma baktığımda büyük anlamlar bulamaz, yaşadıklarımı pek ciddiye alamazdım. İntihar hayatı ciddiye alanların işiydi. Bense genç yaşımda vazgeçtim hayatla kafayı bozmaktan. Ama bu kadarını da beklemiyordum açıkçası. Büyük ideallerim yoktu ama bu derece boka batabileceğimi de yediremiyorum herhalde gururuma. Ben acaba hayatımdan şikayet etmeye ne zaman başladım? Herhalde az evvel evden apar topar çıkmadan hemen önce. Ya da ben hep şikayetçiydim de elimden gelenin en iyisinin bu olduğuna ikna olmuştum. Olabilir. Bu gecenin hikayesi barda veya tabutta bitmeyecek orası kesin. Fakat yerimde duramıyorum, nefes alamıyorum, kalbimin alacaklı gibi göğsümü yumruklamasını engelleyemiyorum. Bir şeyler yapmam lazım sakinleşmek için. Biriyle buluşup dertleşsem mi? Olmaz, beş dakika dayanamam kalkar giderim, ayıp ederim. Belki sıkıntı duygusal açlıktır. Lisedeki şu kızı mı arasam? Neydi lan adı? Neyse boş ver. Karşı cinsle aram hiç iyi olmadı zaten. Şimdi sırası mı? İhtimalleri bir bir harcıyorum. Harcadıkça daha da sıkıntı basıyor, küfrediyorum. İyice küfürbaz oldum. İşin içinden çıkamadıkça ağzımı bozuyorum. İzlediğim filmleri hayal ediyorum. Klişeler bir anda çok mantıklı gelmeye başlıyor. İçim içime sığmıyor. Bağırıp çağırmak istiyorum, sesim çıkmıyor. Duvarları yumruklamak, bir yerlerimi kanatmak, güzel bir şeyleri yok etmek istiyorum. Ama gücüm yetmiyor. Bileklerim çok ince benim. O kadar güçsüzüm ki dövülmeye bile layık görülmedim.
Ya bırak artık, ezbere konuşma. Film mi çeviriyoruz burada? Bu sahte duygusal patlama, yalandan kendine acıma, birkaç sinematik laf içindeki vicdan azabını dindirecek sanki. Bu çıkışsızlığın sebebi bunlar değil mi zaten? Ben de izledim o filmi. Bana replik okuma. Sövgülerini de kendine sakla. Bu çıkmaz sokağa daha önce ben de girdim, muhtemel bir daha gireceğim. Abartmaya, kırıp dökmeye, sövüp saymaya gerek yok. Ben güzel bir şeyleri yok edeli çok oldu.

Yorumlar
Yorum Gönder