Kimlik Arayışı


       Ermeni bir anneyle Alevi bir babanın çocuğuydum. Türkiye'de de bir kimlik arayışı vardı. Bu kimlik arayışı içerisinde kaybolmak istemiyordum. Beni bu durumlara düşüren bu kimlik arayışına bir son verdirmem gerekiyordu. Küçüklüğümden kalma bir sanat aşkı ile doluyum. Müzikleri kullanarak bu durumdan kurtulabilirdim. Okulda küçük bir şarkı grubu kurduk. Sadece yabancı müzik yapıyorduk. Bağlamaya, türküye karşı savaş açmıştık. Bizim için Anadolu, hayattaki gelişimini tamamlamamış hatta bunun için çaba harcamayan insanların yaşadığı bölgeydi. Bağlama çalınan ortamları geri kalmışlıkla suçluyordum. Bu tarz ortamlardan tamamen uzaklaşmıştım. Bir kimliğim oluşuyordu yavaş yavaş. Etrafımda bana destek veren birçok kişi bulmuştum. Bizim bir davamız olmuştu. Kendi ortamlarımızda sahnelere çıkıyorduk. Askere gittiğimde bu durumların tam aksini yaşamıştım. Ailemden uzaklarda kendi içine kapanmış bir durumdaydım. Uzaklardan gelen bağlama sesi duygularımı anlayan tek şeydi. Daha önce dinlediğim hiçbir çalgı aletinde bu hissiyatı yaşatmamıştım. Artık bağlamaya karşı başlattığım bu davanın karşısındaydım. Ama bağlama ile bir kimlik kurmalıydım kendime. Anadolu halkına attım kendimi. İnsanların dertlerini anlattım şarkılarımda. İşçilerin sesi oldum. Tamirci çırağı olup aşkı tattım. Kan davasına, namus belasına karşı çıktım. Anadolu insanı değildi kimliğimle beni yargılayan. Benim içimde de kuşkusuz Türklük, annemden gelen sanat aşkı bir miktar Ermenilik; babamdan gelen bir miktar aleviliğin muhteşem cümbüşü, muhteşem haritası var. Ama netice itibariyle kim olduğum sorulduğunda Türküm ve Müslümanım demekten gurur duyuyorum. Çünkü gerçekten de kendimi böyle hissediyorum.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahsetsem Ne Fayda

Yazan Ve Yöneten

Dünyanın En Tahmin Edilebilir Adamı