Yavuz Selim 1: Beklemek


Atik Ali’den sonraki otobüs durağı. Yavuz Selim. Allah’ım nasıl kalabalık. Fatih’in en kalabalık durağı olabilir. Vatan’a inmek için bu durak. Çarşamba’ya gitmek için bu durak. Gelinlikçiler için bu durak. Mgv İstanbul şubesi için bu durak. Trafik sıkıştı, inip yürümek için bu durak. İn İstanbul’un en güzel güzergâhını adımla. Fatih, Saraçhane, Şehzadebaşı, Vefa, Süleymaniye, Tahtakale, Eminönü, Karaköy. Orta birinci sınıf o zamanlar 6.sınıf iken sokağa çıkar bizim mahalleden neden otobüs geçmez diye düşünürdüm. Otobüs. Beni bi yerden bi yere götüren araç. Neden sokağımın önünden otobüs geçmez ki. Çünkü itfaiye aracı bile zor girmişti sokağıma. Annemin hocalık yaptığı kuran kursunda perdeler tutuşmuştu da bunu gören bi komşu çağırmıştı itfaiyeyi. Muhtemelen branç’ı bilmediğimiz zaamanlar yaptığımız öğlen kahvaltısında annemler komşu ablalarla muhabbete dalmışlardı. Üstelik kendi kendine de sönmüştü perde. Kuran kursunda okunan duaların gücü olduğunu düşünmüştüm. Hâlâ da öyle düşünüyorum. Evet.

Evimin önünden olmasa da bi üst caddeden geçebilirdi. Hem bi sürü de insan vardı. Sonra okulda öğretmenimden duydum. Günde 2 kere otobüs geçecekmiş. Hem de en sevdiğim yer olan Vezneciler’e. Allah’ım delirmiştim. Harika bi haberdi bu. Otobüs sefer saatlerini de aynı cadde üzerinde bulunan okuduğumuz okulun camına yapıştırmışlardı. Tam da okuldan çıkış saatimizden 2 saat sonra bi sefer vardı. 14:30. Çağırdım arkadaşımı saat 13:00’de beklemeye başladık. 7 dakika yukarıdaki bir diğer caddeye yürüsek 10 dakikada bir geçiyor zaten. Ama illa ki burdan bineceğim. Kol saatim de var. Otobüsü kaçırma imkânımız yok. Beklerken arkadaşımla hem sohbet ediyoruz hem de yola bakıyoruz. Saat iyice ilerledi. Karnımız acıktı. Ben güzergâhı düşünüyorum. Acaba bu otobüs ne taraftan gelecek. Vezneciler’e hangi yoldan gidecek. Karagümrük’ten geçmezse olmaz. Yolum bir gün muhakkak Karagümrük’e düşecek. Düştü de zaten. Ordan evlendim. Ama o zamanlar tabii bunu bilme şansım yok. Öngörü gücüm de kuvvetli değil. Bekle Allah Bekle. 19 yıl bekledim. Yok o evlenmek için. Otobüs için bekliyoruz. Saat oldu 14:23. Belki diyorum erken gelir yol açıktır. Yok gelmiyor. Saat oldu 14:30. Sonra 14:52. Kaldırımda oturuyoruz. Çocuklar top oynuyor. Biz bekliyoruz. Saat 16:00 oldu yine gelmedi. Arkadaşım sıkıldı. Gitti. Ben vazgeçmedim. Ama o otobüs gelmedi biliyor musunuz. Hayalim gerçekleşmedi. Hep geçtiğim caddeyi belediye otobüsüyle geçemedim hiç. Şimdi o otobüs durağının olduğu yere arabamı park ediyorum. Olur da bi otobüs gelirse orda onu beklediğimi bilsin diye. Evet.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahsetsem Ne Fayda

Yazan Ve Yöneten

Dünyanın En Tahmin Edilebilir Adamı