Kadim Dostlar Üzerine
Bu yazı KEAİHL'nin en tuhaf 3 tarihçisine ithafen yazılmıştır.
Biz üç arkadaştık, üç dosttuk. Lise döneminden beri tanışırdık ama asıl dostluğumuz lise sonuna denk gelmişti. Birimiz Anarşist, birimiz Milli Görüşçü ve birimiz de Aydınlıkçı Radikalci'ydi. Bütün olup biten her şeye rağmen biz dosttuk, arkadaştık. Adam akıllı görüşemesek de bir araya geldiğimiz vakit birbirimizin her şeyi ile alakadar olurduk. Derdi olanımızın derdini halledene kadar ayrılmazdık. Dedim ya adam akıllı görüşemesek de buluştuğumuz vakitler bize yetmedi. Çünkü o sırada zaman denilen kavram kalkar giderdi bizden uzaklara… Daha sonradan aniden çıkıp gelirdi. O hoş sohbetlerin tadı daima damağımızda kalırdı. Her birimiz ayrı ayrı yönlere ayrılırdık. Biz bazen bir arada olup susmayı da tercih ederdik. Ona rağmen hiç sıkılmazdık. Birimiz kel, birimiz delik deşik kulak ve ruhlu, birimiz de mağara adamı gibiydik. Yani iyi, kötü ve çirkindik. Bu sisteme karşı her birimiz kendi cephemizde savaşırdık. Deli oğlan eylemden eyleme koşardı. Bilginimiz eğitimler verirdi. Ben ise sanat üzerinden bir şeyler yapmaya çalışırdım. Biz kendimize göre farklılıklarımızla beraber bir olmuştuk. Hepimiz aynı tip insan olsaydık belki bu kadar mükemmel bir dostluğumuz olmazdı muhtemelen. Bir dizide denk gelmiştim. İnsan sevmediği insanlardan bahsederken uzun tutarmış ama sevdikleri için çok fazla bir şey diyemezmiş. Bence doğru tespit. Çünkü her ne kadar mükemmel bir dostluğumuz olsa da birbirimizi dışarı anlatmakta zorlanırız. Ama bu dostluğumuzun bir kadimliği var bence ve bu daha uzun yıllar boyunca devam edecek.

Yorumlar
Yorum Gönder