Müşteri Kazıklama Ustası



Bu ses de ne böyle? Bu evde kaç kişi var? Dışarı çıktım. Off olamaz! Gene mi bu saçma salak Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi. Göndermemeleri için daha kaç sefer aramam gerek bunları.
- İyi günler Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi müşteri hizmetleri mi?
- Evet efendim, Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi müşteri hizmetleri. Size nasıl yardımcı olabilirim.
- Bir daha bu saçma gazetenezi kapıma atmayarak bana yardımcı olabilirsiniz.
- Peki efendim. Gazetemizi bundan sonra özel poşetimiz ile ve eğlence kupürleri ile göndermemize ne dersiniz?
- İstemiyorum...
- Anlıyorum sizi biraz hatta bekleyeceğim.
O sırada gazete müşteri hizmetlerinde çalışanları telaş alır. Temsilci müdürüne gidip durumu anlatır.
- Efendim hattımızda bir daha gazete almak istemeyen birisi var.
- Bütün kozları oynadın mı evlat?
- Evet efendim. Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi'ni ek kupür ve özel poşetimiz ile almayı bile reddetti.
- Pekala asker. Hangi angut buna hayır der ki? Sen elinden geleni yapmışsın. Bundan sonrası genel müdrülüğe kalacak.
Genel müdürlüğe durum anlatılınca birden telaş alır ve gazete sahibi duruma el atar.
- İyi günler efendim. Bütün içtenliğimle soruyorum nasıl yardımcı olabilirim?
- Ben hayatım boyunca Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi'ni okumadım bana artık bu gazeteyi yollamasınlar diye altı aydır bin kere arıyorum sizi.
- Bu sorunu çözeceğiz efendim ama ilk önce size gönderdiğimiz masaj koltuğuna oturup rahatlamanızı rica edeceğim.
- Buraya öyle bir şey....
- Üç iki bir...
Bu sırada kapının önüne helikopter ile masaj koltuğu indirirler.
- Şimdi rahatladıysanız başlıyorum. Gazetemize altı aydır abonesiniz ve iptal etmek dışında sizi rahatsız eden bir şey olmamış. Bize karşı duyduğunuz bu düşmanlığınızın sebebi nedir?
- Gazetenizi hiç okumadım. Yanlışlıkla bir siteye abone olurken kabul ettim.
- Peki yalnız mı yaşıyorsunuz? Çevrenizde sizi mutlu eden hiç bir şey yok mu? Yanlış anlamayın sadece merak ediyorum.
- Aslında anlatmak istediğim bir konuya parmak bastınız. Ama yetişmem gereken iğrenç bir toplantı var. Yarın konuşalım mı?
- Olur. İyi günler efendim.
Ertesi gün aynı saatlerde müşteri temsilcisini aradım.
- Pekala toplantınız nasıl geçti.
- İlginç. Yemeğimi yiyip toplantı yerine gittim. Toplantıya biri geç kaldı. Ve dediki ''affedersiniz geç kaldım ama başıma gelenleri bir duysanız şaşırırsınız'' patron da dedi ki '' yalvarıyoruz anlatma'' ama çoktan anlatmaya başlamıştı.
- Sabah evden çıktım. Saatlerce otobüs durağında bekledim ama hiç araba geçmiyordu. Meğer bu yol kapalıymış. On dakika boyunca otobüsün yeni güzergahına yürüdüm. Elimi cebime attım aman Allah'ım o da ne? Akbilim yok. Koşarak eve gittim akbilimi alıp otobüs durağına yeniden koştum. Akbili bastığımda ''yetersiz bakiye'' olduğunu öğrendim. Otobüsten tekrar indim ve cüzdanımın masada olduğunu hatırladım. Çünkü dün saçma salak bir siteye abone oldum. Yanında gazete veren şu site gazetenin adı...
- Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi mi? dedim
- Evet nerden biliyorsun? Neyse koşarak eve gittim cüzdanımı aldım ve otobüse binip buraya geldim.
- Bunu neden anlattın ki? dedim.
Telefondaki temsilci:
- Bunu bana neden anlattın ki?
- Bilmiyorum. Bundan daha önemli bir sorum var neden hâlâ evime Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi geliyor. Sizin yaptığınız bu şey, saçma salak gazetemizi al ve benim yerime sen çöpe at.
- Gazeteyi her gün almak sana neyi hatırlatıyor? Ya da dün yaptıklarını biraz daha anlat.
- Evet toplantıdan çıktım ve eve geldim. Biraz bahçede takılmak istiyordum. Ama şu aranan kanun kaçağı bizim bahçede kaldığından...
- Ne şu kırmızı bültenle aranan, bütün manavlardaki domatesleri çalan şu azılı suçlu bahçeniz de mi kalıyor?
- Müşteri temsilcisi, müşteri hizmetleri gizliliği için söylediklerimizin gizli kalması durumlarından biri mi bu?
- Tabiki gizli kalacak.
- Evet bahçemde yaşıyor. Nasıl geldi bilmiyorum. Aslında bakarsan şuan evimde yaşayan bir sürü insan var. Hepsini aradım ve bir eğlence yapalım dedim. O günden beri burada yaşıyorlar.
- Onlardan birinin adını söyler misin?
- Immm... Te... Al... Evet hiç birini tanımıyorum ama ne fark eder ki numaraları kayıtlı.
- İşte yalnızsın. Bırak da her sabah seni anlayacak bir gazete gelsin kapına. Ne kaybedersin Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi'ni okusan. Hem neden hiç birini tanımak istemedin?
- Birini tanımak gerçekten çok üzücü. İnsanı mahvediyor.
- Konuşabileceğin herhangi birisi yok mu?
- Ben kimseyle konuşmak istemiyorum. Benim istediğim tek şey kendi hayatımı kontrol edebilmek. Bu yüzden Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi'ni Allah rızası için göndermeyin.
- Bunu istemiyorsun
- Gerçekten istiyorum.
- Hayır bu evrenin sana bir oyunu. Kendi hayatını kontrol etmeni sağlatıyor ve sen de Martavalya Karadeniz'den Güzel Doğaya Bak Gazetesi'ni almak istemiyorsun.
- Sizi iki gündür tanımıyor olsam beni kandıracağınızı düşüneceğim.
- Sizi kandırıyorum.
- Tanıyamamışım.
- Evren vahşi bir hayvan onu evcilleştiremezsin. Onunla beraber yaşamalısın.
- Haklısın.
- Mükemmel aboneliğinizi altı ay daha uzatıyorum iyi günler.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahsetsem Ne Fayda

Yazan Ve Yöneten

Dünyanın En Tahmin Edilebilir Adamı